Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bulat Aytek Şık, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü dolayısıyla erken menopozun belirtilerine, nedenlerine ve uzun vadeli sağlık etkilerine dikkat çekti.
Prof. Dr. Bulat Aytek Şık’ın değerlendirmeleri şöyle:
Kadınların Yüzde 5’inde Erken Menopoz 45 Yaşından Önce Görülüyor
“Menopoz, yumurtalık fonksiyonlarının sona ermesine bağlı olarak adetlerin kalıcı biçimde kesilmesidir. Doğal menopoz çoğunlukla 45–55 yaşları arasında görülür ve dünya genelinde ortalama menopoz yaşı yaklaşık 50–51 civarındadır. Kadınların yaklaşık yüzde 1’inde 40 yaş öncesi, yaklaşık 5’inde 40-45 yaş arasında görülür.
45 yaşından önce gerçekleşen menopoz ‘erken menopoz’, 40 yaşından önce yumurtalık fonksiyonlarının kaybı ise ‘prematür over yetmezliği (POI)’ olarak değerlendirilir. Prematür over yetmezliğinde yumurtalık fonksiyonları tamamen ve kalıcı olarak sona ermeyebilir; zaman zaman yumurtlama ve hatta gebelik görülebilir. Bu nedenle iki kavramın birbirinden ayrılması önemlidir.”
Erken Menopoz Uzun Vadeli Sonuçlar Doğurabilir
“Erken menopoz yalnızca adetlerin erken kesilmesi anlamına gelmemektedir. Östrojen düzeyinin beklenenden daha erken azalması; kemik, kalp-damar, metabolik, cinsel ve genel kadın sağlığı açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğinden mutlaka değerlendirilmelidir.
Adet Düzensizlikleri Takip Edilmelidir
Erken menopozun en önemli belirtileri arasında adet düzeninin değişmesi, adetlerin seyrekleşmesi veya tamamen kesilmesi yer alır. Bu belirtilerin yanı sıra sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozuklukları, çarpıntı, duygu durum değişiklikleri, konsantrasyon güçlüğü, kaygı, depresyon ve yorgunluk görülebilir.”
Prof. Dr. Bulat Aytek Şık, östrojen azalmasına bağlı olarak vajinal kuruluk, cinsel ilişki sırasında ağrı, cinsel istekte azalmalar ve idrar yollarıyla ilgili yakınmalar, sık enfeksiyonlar da ortaya çıkabileceğini kaydetti.
Cilt ve saçta kuruluk, kemik ve eklem ağrılarının da görülebileceğini söyleyen Prof. Dr. Bulat Aytek Şık, çoğu zaman başvuru nedeni de olan gebe kalmada güçlüğün de belirtiler arasında olduğunu ifade etti.
Her Düzensizlik Erken Menopoz Anlamına Gelmiyor
Prof. Dr. Bulat Aytek Şık, ancak özellikle genç kadınlarda her adet düzensizliğinin erken menopoz anlamına gelmediğini kaydederek “Gebelik, tiroit hastalıkları, prolaktin yüksekliği ve diğer hormonal nedenler dışlandıktan sonra klinik bulgular ve gerekli hormonal değerlendirmeler birlikte ele alınmalıdır” dedi.
Erken Menopozda Pek Çok Faktör Etkili Oluyor
Erken menopozun nedenlerine değinen Prof. Dr. Bulat Aytek Şık, şu bilgileri verdi:
“Bazı kadınlarda herhangi bir neden saptanamayabilir. Bununla birlikte genetik ve kromozomal faktörler, ailevi yatkınlık ve bazı otoimmün hastalıklar yumurtalık fonksiyonlarının erken kaybıyla ilişkili olabilir. Yumurtalıkların cerrahi olarak alınması, yumurtalıklara yönelik bazı cerrahi girişimler, kemoterapi ve özellikle yumurtalıkların bulunduğu bölgeyi etkileyen radyoterapi de erken menopoz veya prematür over yetmezliğine yol açabilir.Bazı enfeksiyonlar ve nadir metabolik hastalıklar da nedenler arasında yer almakla birlikte vakaların önemli bir bölümünde kesin neden ortaya konulamayabilir.
Aile Öyküsü, En Önemli Risk Faktörleri Arasında Yer Alıyor
Erken menopozda en önemli risk faktörlerinden biri, aile öyküsüdür. Anne veya kız kardeşte erken menopoz bulunması kişinin riskini artırabilir. Sigara kullanımı menopoz yaşını öne çekebilen değiştirilebilir risk faktörlerinden biridir. Bunun yanı sıra bazı otoimmün ve genetik hastalıklar, yumurtalık cerrahileri, kemoterapi ve radyoterapi öyküsü risk açısından önem taşır. Özellikle ailesinde erken menopoz öyküsü bulunan veya yumurtalık rezervini etkileyebilecek bir tedavi uygulanması planlanan kadınların üreme planlarını ertelememeleri ve gerektiğinde fertilitenin korunması konusunda danışmanlık almaları önemlidir.”
Erken Tanı, Genel Sağlık İçin de Çok Önemli
Erken menopozda erken tanının önemini vurgulayan Prof. Dr. Bulat Aytek Şık, şunları söyledi:
“Adet düzensizliği yaşayan genç kadınların bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurması; erken tanı çok önemlidir. Erken menopoz tanısı alan kadını yalnızca adet düzeni veya doğurganlık açısından değerlendirmek yeterli değildir.
Östrojenin erken yaşta azalması kemik mineral yoğunluğunda kayıp ve osteoporoz riskinin yanı sıra uzun dönemde kardiyovasküler sağlık üzerinde de olumsuz etkilerle ilişkilidir.
Bu nedenle hastanın kemik sağlığı, kan basıncı, kan yağları, kan şekeri ve diğer kardiyometabolik risk faktörleri değerlendirilmelidir. Düzenli fiziksel aktivite, özellikle direnç ve ağırlık taşıyan egzersizler; yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, dengeli beslenme, sağlıklı vücut ağırlığının korunması ve sigaranın bırakılması önemlidir.
Prematür over yetmezliği ve uygun hastalarda erken menopoz söz konusu olduğunda, herhangi bir kontrendikasyon yoksa menopozal hormon tedavisi yalnızca sıcak basması gibi yakınmaları gidermek amacıyla değil, erken östrojen kaybının uzun dönem sonuçlarını azaltmak amacıyla da değerlendirilebilir. Tedavi kişiye özel planlanmalı; kişinin yaşı, tıbbi öyküsü ve risk faktörleri göz önünde bulundurulmalıdır.”
“Daha Çok Genç, Menopoz Olamaz” Düşüncesi Değerlendirmeyi Geciktirebilir
Menopozun bir hastalık değil, kadın yaşamının doğal bir dönemi olduğunu belirten Prof. Dr. Bulat Aytek Şık, “Ancak menopozun beklenenden erken yaşta ortaya çıkması farklı değerlendirilmelidir. Özellikle 40 yaşından önce adetleri düzensizleşen veya kesilen bir kadında “daha çok genç, menopoz olamaz” düşüncesiyle değerlendirmeyi geciktirmemek gerekir. Erken tanı yalnızca mevcut şikâyetlerin giderilmesini sağlamaz; kemik ve kalp-damar sağlığının korunması ve çocuk sahibi olmayı planlayan kadınlarda doğurganlık seçeneklerinin zamanında konuşulması açısından da önem taşır” dedi.
Menopoz Dönemi, Kişiye Özel Sağlık Planıyla Yönetilmeli
Prof. Dr. Bulat Aytek Şık, sözlerini şöyle tamamladı:
“18 Ekim Dünya Menopoz Günü vesilesiyle vurgulamak istediğimiz en önemli mesaj şudur: Menopozdan korkmak değil, menopoz dönemini doğru bilgiyle ve kişiye özel bir sağlık planıyla yönetmek gerekir. Kadınlar yaşamlarının yaklaşık üçte birini menopoz sonrası dönemde geçirebilir. Bu nedenle hedef yalnızca daha uzun yaşamak değil, bu yılları sağlıklı ve yaşam kalitesi yüksek bir şekilde geçirmektir.”