Menü

Prof. Dr. Hülya Ensari: “Bağımlılık Bir İrade Sorunu Değil: Tedavi Edilebilir Bir Beyin Hastalığı”

24 Haziran 2026

Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, bağımlılığın toplumda hâlâ yanlış anlaşılan bir hastalık olduğuna dikkat çekiyor.

Madde bağımlılığı neden oluşuyor, belirtileri nelerdir ve aileler nelere dikkat etmeli?

Madde bağımlılığı günümüzde yalnızca bireyin değil, ailelerin, eğitim kurumlarının ve toplumun tamamının karşı karşıya olduğu en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak kabul ediliyor. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de özellikle gençler arasında bağımlılık riskinin artması, erken farkındalık ve koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin önemini her geçen gün daha görünür hale getiriyor.

“Bağımlılık, kişinin iradesizliği ya da karakter zayıflığı değildir. Biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin birlikte rol oynadığı, tedavi edilebilir bir hastalıktır” diyen Ensari, bağımlılıkla mücadelede bilimsel yaklaşımın önemini vurguluyor.

Bağımlılık Nedir?

Modern psikiyatriye göre bağımlılık, yalnızca zararlı bir alışkanlık değil; kişinin davranışlarını, karar verme süreçlerini, dürtü kontrolünü ve sosyal yaşamını etkileyen kronik bir beyin hastalığıdır.

Bağımlılık sürecinde beynin ödül sistemi olarak bilinen mezolimbik dopamin sistemi etkilenir. Madde kullanımı tekrarlandıkça beyinde kalıcı değişiklikler meydana gelir ve kişi zamanla kullanım üzerinde kontrolünü kaybetmeye başlar.

Bu nedenle bağımlılık yalnızca kullanılan maddenin kimyasal etkileriyle açıklanamaz. Kişinin ruhsal yapısı, yaşadığı travmalar, aile ilişkileri, sosyal çevresi ve yaşam koşulları da bağımlılığın gelişiminde belirleyici rol oynar.

Madde Bağımlılığının Belirtileri Nelerdir?

Uzmanlara göre bağımlılığın en önemli göstergelerinden biri, kişinin madde kullanımının zararlarını bilmesine rağmen kullanımı sürdürmesidir.

Madde bağımlılığında sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Maddeyi planlanandan daha fazla veya daha uzun süre kullanmak
  • Kullanımı bırakma girişimlerinin başarısız olması
  • Günün önemli bölümünü madde arayışı ve kullanımına ayırmak
  • Yoğun madde kullanma isteği (craving) yaşamak
  • Kullanım bırakıldığında yoksunluk belirtileri görmek
  • Aynı etkiyi elde etmek için giderek daha fazla madde kullanmak
  • İş, okul ve aile sorumluluklarının aksaması
  • Sosyal ve psikolojik sorunlara rağmen kullanımı sürdürmek

Bu belirtiler görüldüğünde profesyonel destek almak büyük önem taşıyor.

Ergenlik Dönemi Neden Daha Riskli?

Ergenlik dönemi, bağımlılık açısından en hassas dönemlerden biri olarak kabul ediliyor. Bunun temel nedeni, beynin özellikle dürtü kontrolü ve karar verme mekanizmalarının henüz tam gelişmemiş olması.

Kimlik arayışının yoğun yaşandığı bu süreçte gençler, akran etkisine daha açık hale gelebiliyor. Risk alma davranışlarının arttığı ergenlik döneminde maddeyle erken yaşta tanışmak, ilerleyen yıllarda bağımlılık gelişme riskini önemli ölçüde yükseltiyor.

Madde Bağımlılığında Risk Faktörleri

Araştırmalar, bağımlılığın tek bir nedene bağlı olmadığını gösteriyor. Uzmanlara göre aşağıdaki faktörler bağımlılık riskini artırabiliyor:

  • Erken yaşta maddeyle karşılaşma
  • Çatışmalı veya parçalanmış aile yapısı
  • Aile içi iletişim eksikliği
  • Çocukluk çağı travmaları ve ihmal
  • Düşük benlik saygısı
  • Depresyon ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıklar
  • Riskli arkadaş çevresi
  • Akademik başarısızlık ve okuldan uzaklaşma
  • Sosyal medya ve dijital platformlarda özendirici içeriklere maruz kalma
  • İşsizlik, yalnızlık ve umutsuzluk duyguları

Bu faktörlerin bir araya gelmesi, bağımlılık gelişme olasılığını artırabiliyor.

Aileler Hangi Belirtilere Dikkat Etmeli?

Bağımlılık belirtileri kişiden kişiye değişebilse de ailelerin bazı davranışsal ve fiziksel değişimleri yakından takip etmesi gerekiyor.

Davranışsal Belirtiler

  • Ani arkadaş çevresi değişiklikleri
  • Eve geç gelme ve gizlilik davranışında artış
  • Sürekli yalan söyleme eğilimi
  • Ders başarısında veya iş performansında düşüş
  • Sorumluluklardan kaçınma
  • İçe kapanma veya saldırgan tavırlar

Fiziksel Belirtiler

  • Gözlerde kızarıklık veya donuk görünüm
  • Uyku düzeninde değişiklikler
  • İştah artışı veya kaybı
  • Kilo değişimleri
  • Kişisel bakımın ihmal edilmesi
  • Denge ve konuşma problemleri

Ruhsal Belirtiler

  • Duygu durum dalgalanmaları
  • Sinirlilik ve öfke patlamaları
  • Kaygı ve huzursuzluk
  • Motivasyon kaybı
  • Dikkat ve hafıza sorunları
  • Sosyal geri çekilme

Bağımlılıkla Mücadelede Ailenin Rolü

Prof. Dr. Hülya Ensari’ye göre ailelerin en önemli görevi yalnızca çocuklarını kontrol etmek değil, onları anlamaya çalışmak ve güven ilişkisini koruyabilmektir.

Aşırı cezalandırıcı, suçlayıcı veya dışlayıcı yaklaşımlar çoğu zaman gençlerin yardım arama davranışını azaltabiliyor. Bunun yerine açık iletişim, duygusal destek ve sağlıklı sınırlar içeren bir aile ortamı oluşturulması gerekiyor.

Çocukların arkadaş çevresi ve dijital yaşamlarıyla ilgilenmek, sorun fark edildiğinde ise zaman kaybetmeden uzman desteğine başvurmak büyük önem taşıyor.

Bağımlılık Tedavi Edilebilir Bir Hastalıktır

Toplumda hâlâ yaygın olan yanlış inanışlardan biri, bağımlılığın ahlaki bir zayıflık ya da karakter sorunu olarak görülmesidir. Oysa bilimsel veriler bağımlılığın biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutları olan bir hastalık olduğunu ortaya koyuyor.

Bu nedenle bağımlılıkla mücadelede koruyucu ruh sağlığı hizmetleri, erken müdahale programları, rehabilitasyon süreçleri ve toplumsal farkındalık çalışmaları kritik rol oynuyor.

Prof. Dr. Hülya Ensari’nin vurguladığı gibi; “Bağımlılık bireyin iradesizliği değil, karmaşık bir hastalık sürecidir. Erken farkındalık, güçlü aile ilişkileri, sağlıklı sosyal çevre ve bilimsel tedavi yöntemleri bağımlılıkla mücadelede en etkili araçlardır.”

Çocukları ve gençleri bağımlılıktan korumak, yalnızca ailelerin değil; eğitim kurumlarının, sağlık sisteminin, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur.

İlginizi Çekebilecek Kayıtlar:

17 Temmuz 2026

17 Temmuz 2026