Atlas Vadi Kampüs X Lab.’da 4 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Bilim Kafe etkinliğinde İstanbul Atlas Üniversitesi’nden Uzman Klinik Psikolog Banu Dirice Karcı, gençlerle bir araya geldi.
“Dijital Gürültüde Kendi Sesini Duymak” başlıklı seminerde Uzman Klinik Psikolog Banu Dirice Karcı, teknoloji bağımlılığını sadece bir “ekran süresi” meselesi olarak değil; beynin arama motoru olan RAS sisteminden, damarlardaki nitrik oksit seviyesine kadar uzanan geniş bir biyolojik ve ruhsal yelpazede ele aldı.
Teknoloji Bağımlılığı, Diğer Bağımlılık Türleriyle Aynı Tahribatı Yaratıyor
Teknoloji bağımlılığının beyindeki ödül merkezinde (Dopamin döngüsü), alkol ve madde gibi diğer bağımlılık türleriyle aynı mekanizmaları tetiklediğini ve benzer bir biyolojik tahribat yarattığını vurgulayan Banu Dirice Karcı, bağımlılığın en kritik göstergesinin kişinin gündelik hayattaki işlevselliğinin bozulması, yapması gereken sorumlulukları yerine getirememesi ve dijital dünyayı gerçek hayatın önüne koyması olduğunu söyledi.
Toplumda İnternet Kullanım Oranları Yükseliyor
TÜİK tarafından yayınlanan son hane halkı bilişim teknolojileri kullanım verilerine göre internet kullanım oranının toplum genelinde yüzde 90’ın üzerine çıktığını belirten Banu Dirice Karcı, çocuklarda internet kullanım oranının yüzde 91,3’e yükseldiği, dijital oyun ve video izleme sürelerinin günlük işlevselliği etkileyecek boyutlara ulaştığını kaydetti.
Bağımlılıkla Mücadele Sadece Ekranı Kapatmak Değildir
Bağımlılığın ruhsal ve fiziksel etkilerine değinen Banu Dirice Karcı, “Teknoloji bağımlılığıyla savaşmak, sadece ekranı kapatmak değildir. Yapay zekâ şefkati öğrenirken bizim mekanikleşmemiz çağımızın trajedisidir. Bağımlılıkla savaşmak; rüzgâr karşısında dağ gibi durmak, ruhun limanına sahip çıkmak ve merhametin sunduğu biyolojik şifayla yeniden insan olmaktır. Unutmayalım ki bizler biyolojisi merhamet üzerine kurulmuş varlıklarız” dedi.
Bağımlılıkla Baş Etme ve İyileşme Reçetesi
Uzman Klinik Psikolog Banu Dirice Karcı, bağımlılıkla mücadele etmek için önerilerini de şöyle sıraladı:
Farkındalık ve Kabullenme: Bağımlılığın bir “gürültü” olduğunu fark edip zihinsel bekçiliği (RAS kontrolünü) ele almak.
Sınırlar ve Planlama: Günlük kullanım sınırları koymak, bildirimleri yönetmek ve “dijital detoks” süreleri belirlemek.
Fiziksel ve Sosyal Destek: Doğa yürüyüşleri (orman banyosu), düzenli spor, hayatta bir amaç belirleme ve yüz yüze iletişimi güçlendiren sosyal destek mekanizmaları.
Öz-Şefkat: Telefonun şarjı kadar kendi tükenmişliğimizle de ilgilenme cesareti.

