Menü

Dr. Öğr. Üyesi Aşena Karamete Güdül: “Çocuklarda Okul Öncesi Dil ve Konuşma Becerileri İyi Gözlemlenmeli”

27 Ağustos 2026

Dil ve Konuşma Terapisi (DKT) ile ilgili sorunlar kimi çocuklarda okula başlayana kadar fark edilemeyebiliyor. Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Aşena Karamete Güdül, aileleri ve uzmanları "bekle-gör" tutumundan kaçınmaya davet ederek; erken müdahalenin okuma-yazma, akademik başarı ve sosyal-duygusal gelişimdeki kritik rolüne dikkat çekti.

Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Aşena Karamete Güdül, ailelerin çocukları okula başlarken ya da başlamadan önce dikkatle gözlemlemesi gereken alanlar olduğunu söyledi.

Dr. Öğr. Üyesi Aşena Karamete Güdül, şunları söyledi:

“Okul öncesi dönemde dinlediğini anlama, kendini doğru sözcük ve cümlelerle ifade edebilme ve sözcük dağarcığının yaşa uygun gelişiminin gözlenmesi gerekir.

Okul Öncesi Dönemde Bu Beceriler İyi Gözlemlenmeli

Sesleri ayırt etme, kafiye bulma, hece sayma gibi fonolojik farkındalık becerileri; okuma-yazma hatta matematik becerilerinin gelişiminde önkoşul beceriler oldukları için, buralardaki zorlanmaların erken fark edilmesi önemlidir.

Aileler ayrıca çocuklarının yaşıtlarıyla sohbet etme, sıra alma, konuya uygun tepki verme gibi sosyal dil kullanım becerilerini de gözlemlemelidir. Kaygı duyulan bir alan varsa, çocuk belli konuşma seslerini üretemiyorsa veya konuşması akıcı değilse okula başlamadan önce mutlaka bir dil ve konuşma terapistinin değerlendirmesi gerekir.

Geciktirilmemesi Gereken Dil ve Konuşma Bozukluklarına Dikkat

Aileler tarafından dikkatle ele alınması gereken önemli durumları şöyle sıralayabiliriz: Alıcı ve ifade edici dil bozuklukları, konuşma sesi bozuklukları, öğrenme güçlükleri ve akıcılık bozuklukları mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Aynı zamanda ses kısıklığı gibi ses bozuklukları da müdahalesi geciktirilmemesi gereken durumlar arasında yer almalıdır.

Erken Çocukluk, Beyin Plastisitesinin En Yüksek Olduğu Dönemdir

Dil ve konuşma becerileri; akademik başarının yanı sıra özgüven ve sosyal gelişimin de temelidir. Erken ve zamanında müdahale bu nedenle büyük önem taşımaktadır.

Dil ve konuşma becerileri, okuma-yazma, akademik başarı ve sosyal-duygusal gelişimin temelini oluşturur. Erken çocukluk, beyin plastisitesinin yüksek olduğu, müdahalenin en etkili sonuç verdiği dönemdir. Sorun okula başlayana kadar ertelenirse, çocuk hem akademik olarak geride kalabilir hem de özgüven kaybı, sosyal içe kapanma gibi ek güçlükler gelişebilir.”

Kekemeliği Olan Çocuk Okula Başlarken Nasıl Bir Yol İzlenmeli?

Kekemeliği olan çocukların okula başlama sürecinde ailelerin yapması gerekenleri aktaran Dr. Öğr. Üyesi Aşena Karamete Güdül, bu dönemde izlenmesi gereken adımları şöyle sıraladı:

  • Öğretmenle iş birliği: Öğretmenle önceden görüşülüp çocuğun durumu paylaşılmalı; sınıfta ani söz alma gibi durumlarda çocuğa esneklik tanınması veya hızlı okuma gibi zaman baskısı yaratacak durumların genel olarak sınıfta hiçbir çocuğa uygulanmaması konusunda fikir birliği sağlanmalıdır.
  • Sabırlı iletişim: Çocuğun konuşması kesilmemeli, acele ettirilmeden dinlenmeli ve lafı tamamlanmamalıdır.
  • Kapsayıcı atmosfer: Akranların olası dalga geçmelerine karşı öğretmenin bilgilendirilmesi önemlidir. Sınıfta nöro-çeşitliliği kucaklayan bir atmosfer yaratılması tüm çocuklar için kıymetlidir.
  • Doğal yaklaşım: Aile, çocuğun kekemeliğini bir eksiklik gibi değil doğal bir durum gibi ele almalı ve mümkünse okul öncesinde bir dil ve konuşma terapistiyle süreci birlikte planlamalıdır.

Rehabilitasyonda Rahat Konuşma ve Yaşam Kalitesinin Desteklenmesi Hedefleniyor

Kekemeliğin bir hastalık olmadığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Karamete Güdül, şunları söyledi:

“Kekemelik bir hastalık değildir, hastalıkların tedavisi olur. Nöro-çeşitlilik sonucu oluşan gelişimsel farklılıklarda amacımız yani rehabilitasyon hedeflerimiz ise bir hastalığın müdahalesinden farklıdır.

Uygulanan teknikler, kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenmektedir. Amaç, rahat kekelemek, yaşam kalitesini desteklemek ve kolay konuşma becerilerinin artırılmasıdır. Hangi yaklaşımın uygulanacağına ise bireyin yaşı ve kişisel hedefleri gözetilerek dil ve konuşma terapisti karar verecektir.”

“Bekle-Gör” Tutumundan Kaçının!

Ailelere ve ilgili alanlarda yönlendirici pozisyonunda olan doktorlara çağrıda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Aşena Karamete Güdül, “bekle – gör tutumundan kaçınılması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Şüphe duyulan herhangi bir alanda okul öncesi dönemde bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alınması, ilerideki pek çok güçlüğü önleyebilecektir. Atlas Üniversitesi Dil ve Konuşma Bozuklukları Merkezi, bu konuda ailelere değerlendirme ve yönlendirme desteği sunmaya hazırdır.”

İlginizi Çekebilecek Kayıtlar:

18 Eylül 2026

21/09/2026 13:00