Menü

Dr. Öğr. Üyesi Özcan Sönmez: “Lenfomada Erken Belirtiler İyi Gözlemlenmeli”

17 Eylül 2026

Lenfosit olarak adlandırılan kan hücrelerinden kaynaklanan bir grup kanseri kapsayan lenfomada belirtilerin erken dönemde fark edilmesi önem taşıyor. Lenfomaların birçok durumda tedavi edilebildiğini belirten Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Özcan Sönmez, hastaların tedavi sürecinde enfeksiyon riskine karşı dikkatli olmaları ve doktor kontrollerini aksatmamaları gerektiğini vurguladı.

Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Özcan Sönmez, lenfomanın belirtileri, risk faktörleri, tedavi süreci ve hastaların dikkat etmesi gereken noktalar hakkında önemli bilgiler verdi.

Dr. Öğr. Üyesi Özcan Sönmez şu değerlendirmelerde bulundu:

“Lenfoma, lenfosit olarak adlandırılan kan hücrelerinden kaynaklanan bir grup kanseri kapsar. Vücutta yerleşim gösteren tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 5’ini oluşturan lenfomada genel sağkalım oranının yüzde 72 olarak tahmin edildiği belirtiliyor.

Lenfomada Bu Belirtilere Dikkat!

Lenfomada en sık görülen bulgu; bir lenf nodunda (lenf bezi) büyüme ve buna bağlı gelişen belirtilerdir. Lenf nodları genellikle ağrısız şekilde büyür.

Hastalıkta “B semptomları” olarak adlandırılan sistemik belirtiler de görülebilmektedir. Gece terlemesi, 38 derecenin üzerinde ateş ve son altı ay içerisinde mevcut vücut ağırlığının yüzde 10’undan fazlasının kaybedilmesi gibi bulgular önem taşımaktadır.

Lenfomada bunların yanı sıra kaşıntı, kemik iliği tutulumuna bağlı kan düşüklükleri, kitleye bağlı tıkanıklık (obstrüksiyon) bulguları ve ağrı görülebiliyor. Böbrek tutulumu gelişmesi durumunda ise vücutta ödem ortaya çıkabilmektedir.”

Lenfoma Hangi Yaşlarda Daha Sık Görülüyor?

Lenfomaların her yaş grubunda görülebildiğini, ancak yaşa göre görülme sıklığının ve lenfoma türlerinin değiştiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Özcan Sönmez, çocukluk ve erişkin çağda, özellikle 15-35 yaş aralığında Hodgkin lenfomaların daha sık görüldüğünü ifade etti.

40-60 yaş grubunda bazı lenfoma türlerinin daha sık görülebildiğini belirten Sönmez, non-Hodgkin lenfomaların ise büyük bölümünün 60 yaş üzerinde ortaya çıktığını kaydetti.

Lenfoma İçin Hangi Risk Faktörleri Bulunuyor?

Lenfomanın ortaya çıkışında çeşitli enfeksiyonlar, bağışıklık sistemiyle ilişkili durumlar ve bazı çevresel faktörlerin rol oynayabildiğini belirten Sönmez, risk faktörlerine ilişkin şunları söyledi:

“Risk faktörleri arasında HIV, HTLV-I, Epstein-Barr virüsü (EBV), hepatit C ve hepatit B virüsü gibi enfeksiyonların yanı sıra Borrelia burgdorferi, Chlamydia psittaci gibi bazı mikroorganizmalar bulunmaktadır.

Bu risk faktörlerinin yanı sıra daha önce radyoterapi veya kemoterapi öyküsünün bulunması, organ transplantasyonu geçirmiş olmak, immünsüpresif ilaç kullanımı, pestisitler ve saç boyalarına maruz kalma da risk faktörleri arasında yer almaktadır.”

Dr. Öğr. Üyesi Özcan Sönmez, romatoid artrit, sistemik lupus, Hashimoto tiroiditi ve Sjögren sendromu gibi bazı otoimmün hastalıkların da lenfoma ile ilişkili olabileceğine dair çalışmalar olduğunu kaydetti.

Lenfoma Birçok Durumda Tedavi Edilebilir

Lenfomanın birçok durumda tedavi edilebilir bir hastalık grubu olduğunu vurgulayan Sönmez, uygun tedaviyle birçok lenfoma türünde tamamen iyileşmenin mümkün olabildiğini belirtti.

Bazı lenfoma türlerinin ise tedaviyle uzun süre kontrol altında tutulabildiğini ifade eden Sönmez, lenfomanın tedavi sonuçları açısından yüz güldürücü hastalık gruplarından biri olduğunu söyledi.

Tedavi Sonrasında da Takip Önemli

Lenfomada kür, yani tamamen iyileşme sağlandıktan sonra dahi bazı hastalık türlerinin tekrarlayabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Özcan Sönmez, nüks gelişmesi durumunda da hastaların tamamen iyileşmeyle sonuçlanabilecek tedaviler alabileceğine dikkat çekti. Sönmez, bu nedenle tedavi tamamlandıktan sonra da düzenli doktor kontrollerinin sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Lenfomadan Korunmak Mümkün mü?

Lenfomaların birçok kanser türünde olduğu gibi doğrudan ve tamamen engellenebilen bir hastalık grubu olmadığını ifade eden Sönmez, hastalığın ortaya çıkışında genetik faktörler ve henüz tam olarak bilinmeyen çok sayıda etkenin rol oynayabildiğini belirtti.

Dr. Öğr. Üyesi Özcan Sönmez, şunları söyledi:

“Bununla birlikte genel kanser riskiyle ilişkili olduğu bilinen bazı faktörlere karşı önlem alınabilir. Sigara kullanılmaması, kimyasal maruziyetten mümkün olduğunca uzak durulması ve alkol kullanımının sınırlandırılması veya bırakılması büyük önem taşıdımaktadır.

Bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan, enfeksiyonlara karşı bağışıklanma konusunda hekim takibine ihtiyaç duyan kişilerin ise doktorlarının önerileri doğrultusunda düzenli sağlık kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir. Bu şekilde mevcut riskleri azaltılabilecektir.”

Lenfoma Hastalarının Tedavi Sürecinde Nelere Dikkat Etmesi Gerekir?

Lenfoma tedavisi gören hastaların enfeksiyon riskine karşı özellikle dikkatli olması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Özcan Sönmez, sözlerini şöyle tamamladı:

“Tedavi sürecinde ortaya çıkabilecek ateş gibi belirtiler mutlaka önemsenmelidir. Hastaların beslenme ve egzersiz düzenlerine de özen göstermeleri gerekir. Tedavi süresi boyunca hekim önerilerine uyulması çok önemlidir. Tedavi sürecinin yanı sıra tedavi sonrasında da düzenli doktor kontrollerinin aksatılmaması gerekir. Hastaların takiplerini sürdürmeleri de hastalığın seyri açısından önem taşımaktadır.”

 

İlginizi Çekebilecek Kayıtlar:

17 Eylül 2026

17 Eylül 2026