Menü

Öğr. Gör. Meliha Akpınar Alaoğlu: “Yaşlılıkta Sağlıklı Yaşamın Anahtarı: Sosyal Bağlar, Katılım ve Bağımsızlık”

30 Eylül 2026

Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Yaşlı Bakımı Program Başkanı Öğr. Gör. Meliha Akpınar Alaoğlu, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, sağlıklı yaşlanmanın yalnızca fiziksel ihtiyaçların karşılanmasıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yaşlı bireylerin sosyal ilişkilerinin güçlendirilmesi, toplumsal yaşama katılımlarının desteklenmesi ve karar süreçlerinde aktif rol almalarının önemine dikkat çekti.

↓

Sağlıklı Yaşlanma, Yalnızca Bedensel İhtiyaçların Karşılanması Değildir

İnsan, biyolojik bir varlık olmasının yanı sıra sosyal bir varlıktır. Beslenme, barınma, sağlık hizmetlerine erişim, günlük bakım ve güvenlik, yaşlı bireyin yaşam kalitesi açısından temel gereksinimler arasında yer alırken, sağlıklı yaşlanma bu ihtiyaçların karşılanmasının ötesinde daha bütüncül bir yaklaşımı gerektiriyor.

Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Yaşlı Bakımı Program Başkanı Öğr. Gör. Meliha Akpınar Alaoğlu, yaşlı bireylerin ailelerine ve topluma ait hissetmelerinin, görüşlerinin önemsendiğini bilmelerinin ve anlamlı sosyal ilişkiler kurabilmelerinin ruhsal iyilik hâli ve günlük yaşama katılım açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Yalnızlık ve Sosyal İzolasyon En Önemli Sorunların Başında Geliyor

Öğr. Gör. Meliha Akpınar Alaoğlu’nun değerlendirmeleri şöyle:

“Yaşlılık döneminde yalnızlık ve sosyal izolasyon, önemli sorunlar arasında yer almaktador. Sosyal ilişkilerin zayıflaması depresyon, bilişsel gerileme, kalp ve damar hastalıkları ile erken ölüm riskindeki artışla ilişkilidir.

Yaşlı bakımının planlanmasında yalnızca “Neye ihtiyacı var?” sorusunun değil, “Kimlerle görüşüyor, neler yapmak istiyor ve hangi kararlara katılabiliyor?” sorularının da sorulması önemli bir gerekliliktir.

Yaşlı Bireylerin Toplumsal Yaşama Katılımı Desteklenmeli

Yaşlı bireylerin sosyal ilişkilerinin ve toplumsal yaşama katılımlarının güçlendirilmesi için öncelikle bireyin yaşam öyküsünün, ilgi alanlarının, sağlık durumunun, aile ve arkadaşlarıyla iletişiminin ve kişisel tercihlerinin dikkate alınması gerekiyor.

Bu doğrultuda yaşam boyu öğrenme kursları, gönüllülük çalışmaları, kültür ve sanat etkinlikleri, hobi ve hareket grupları ile kuşaklararası buluşmalar önemli fırsatlar sunuyor. Bu tür çalışmalar yaşlı bireylerin yeni ilişkiler kurmasına, deneyimlerini paylaşmasına, toplumsal yaşamda aktif roller üstlenmesine ve özgüvenlerinin desteklenmesine katkı sağlayabilmektedir. Ancak burada katılım olanaklarının yaşlı bireylerle birlikte planlanması gerekmektedir.”

Yaşlı Bireyleri Yalnızca Hizmet Alan Kişiler Olarak Görmemeliyiz

Toplumsal katılımın sağlanmasında yalnızca bireysel desteğin yeterli olmadığını, çevresel koşulların da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade eden Alaoğlu, yaşlılara yönelik yaşam ve bakım merkezleri, gündüz bakım evleri ve mahalle buluşma alanlarının güvenli ulaşım ve fiziksel erişilebilirlik gözetilerek düzenlenmesinin önemine dikkat çekti:

“Etkinlikler hakkında anlaşılır ve erişilebilir bilgilendirme yapılması gerekmektedir. İşitme veya görme güçlüğü yaşayan ve farklı sağlık sorunları bulunan bireylerin iletişim ihtiyaçlarının da dikkate alınması önemlidir. Dijital araçları kullanmak isteyen yaşlı bireylere temel eğitim ve destek verilmesinin de sosyal iletişimi güçlendirecektir.

Okulların, üniversitelerin ve yerel yönetimlerin düzenli kuşaklararası programlar geliştirmesinin karşılıklı anlayışı artırabilecektir. Yaşlı bireyleri yalnızca hizmet alan kişiler olarak değil; bilgisi, deneyimi ve kararlarıyla topluma katkı sunan bireyler olarak görmeliyiz.”

Yaşlanan Nüfusa Yönelik Bütüncül Politikalar Geliştirilmeli

Türkiye’de yaşlı nüfusun artmasının sağlık, bakım, sosyal destek ve kent planlamasının birlikte ele alınmasını gerektirdiğini belirten Alaoğlu, geleceğe yönelik hazırlıkların çok boyutlu olması gerektiğini vurguladı:

“Türkiye’de yaşlı nüfusun artışı, sağlık, bakım, sosyal destek ve kent planlamasının birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Koruyucu sağlık hizmetleri, kronik hastalıkların izlemi, rehabilitasyon ve uzun süreli bakım arasında süreklilik sağlanmalı; evde bakım ve gündüzlü bakım gibi hizmetler geliştirilerek kendi evinde yaşamak isteyen bireyler mahrum bırakılmadan desteklenmelidir.

Nitelikli “Yaşlı Bakım Teknikerleri” Yetiştirilmeli

Bu hizmetler için yaşlı bakım teknikerleri gibi nitelikli personel yetiştirilmeli, aile bakım verenlerine destek sunulmalı ve bakım farklı gelir düzeylerindeki bireyler için erişilebilir olmalıdır. Güvenli kaldırımlar, erişilebilir ulaşım ve yaşa uygun konutlar da bağımsız yaşamı destekler. Amaç, yaşlı bireylerin yalnızca bakım gereksinimlerini karşılamak değil; toplumsal yaşama katılımlarını ve saygın bir yaşam sürmelerini mümkün kılmaktır.”

Aile İçinde En Önemli Adım: Dinlemek ve iletişimi Sürdürmek

Ailelerin ve yakın çevrenin yaşlı bireylerin yaşam kalitesine katkı sağlayabileceği en önemli alanlardan birinin düzenli ve nitelikli iletişim olduğunu belirten Öğr. Gör. Meliha Akpınar Alaoğlu’nun, yaşlı bireylerle yalnızca ihtiyaç duyduklarında değil, düzenli olarak iletişim kurulması gerektiğini söyledi:

“İlk adım, yalnızca ihtiyaç duyduklarında değil, düzenli olarak iletişim kurmak ve onları gerçekten dikkatlice dinlemektir. Nasıl olduklarını sormanın yanında, neler yapmak istediklerini ve hangi konularda desteğe ihtiyaç duyduklarını da öğrenmeliyiz.

Belki bu sorulara cevap ararken direkt sormaktan ziyade tatlı bir sohbet esnasında öğrenmeliyiz. Bu durum iletişimin sürekliliğini de sağlamamızda bize yardımcı olur. Sağlık kontrollerine ulaşmalarına, ilaçlarını önerildiği şekilde kullanmalarına, evlerini güvenli hâle getirmelerine ve sosyal etkinliklere katılmalarına yardımcı olabiliriz. Onların sağlığını ve güvenliğini gözeterek aktif ve bağımsız olmalarını da desteklemeliyiz.

Bunu yaparken yapabildikleri işleri sürdürmelerine fırsat tanımak ve kendilerini ilgilendiren kararlarda görüşlerini almak önemlidir. Birlikte geçirilen zaman, paylaşılan bir öğün veya onların bilgi ve deneyimlerine başvurmak; aile bağlarını güçlendiren ve kendilerini değerli hissetmelerini sağlayan anlamlı adımlardır.

Yaşlı bireyleri toplumsal yaşamdan dışlamak ve onları ilgilendiren kararları görüşlerini almadan vermek, yalnızca bugünü değil, hepimizin yaşlanacağı geleceği de olumsuz etkiler.”

Dr. Öğr. Üyesi Meliha Akpınar Alaoğlu, yaşlı bireylere yönelik yaklaşımın bugün olduğu kadar geleceğimiz açısından da önem taşıdığını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Yaşlı bireylerin yaşamın içinde, kararların içinde ve toplumun bir parçası olarak var olmalarını desteklemek, hepimizin yaşlanacağı geleceğe yapılan önemli bir yatırımdır.”

İlginizi Çekebilecek Kayıtlar:

30 Eylül 2026

30 Eylül 2026