Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hikmet Uçgun, çanta seçiminde yalnızca renk, model ve dayanıklılığın değil, çantanın çocuğun fiziksel özelliklerine uygunluğunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.
Uygun Olmayan Çanta; Omuz, Boyun ve Sırt Bölgesini Etkileyebilir
Doç. Dr. Hikmet Uçgun’un değerlendirmeleri şöyle:
“Çocukluk ve ergenlik dönemi, kas-iskelet sisteminin gelişmeye devam ettiği dinamik bir süreçtir. Çocuğun fiziksel kapasitesine göre fazla ağır olan veya vücuduna uygun olmayan bir çantanın uzun süre taşınması, çeşitli yakınmalara yol açabilr.
Çocuğun fiziksel kapasitesine göre fazla ağır olan veya vücuduna uygun olmayan bir çantayı özellikle uzun süre taşımak; yürüyüş sırasında gövdenin öne doğru eğilmesine, omuzların öne gelmesine ve kasların normalden daha fazla çalışmasına neden olabilir. Bunun sonucunda omuz, boyun ve sırt bölgesinde yorgunluk, hassasiyet ve ağrı görülebilir.
“Ağır Çanta Mutlaka Kalıcı Omurga Bozukluğu Oluşturur” Demek Doğru Değil
Çanta ağırlığının yanı sıra taşıma süresi ve çantanın nasıl taşındığının da değerlendirilmesi ve ağır okul çantaları konusunda ailelerin gereksiz kaygıya kapılmaması gerekir.
Burada önemli bir noktayı özellikle vurgulamak gerekir: ‘Ağır okul çantası çocukta mutlaka kalıcı omurga bozukluğu oluşturur’ şeklinde bir çıkarım bilimsel olarak doğru değildir. Mevcut araştırmalar okul çantasının ağırlığı ile çocuklarda bel ağrısı arasında tek başına doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu kesin olarak ortaya koymamaktadır. Çantanın ağırlığının yanı sıra ne kadar süre taşındığı, nasıl taşındığı, çocuğun yaşı, fiziksel kapasitesi ve günlük aktivite düzeyi birlikte değerlendirilmelidir.”
Okul Çantası Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Doç. Dr. Hikmet Uçgun, doğru okul çantası seçiminde önceliğin çocuğun vücut ölçülerine uygunluk ve kullanım kolaylığı olması gerektiğini belirtti:
“Çanta mümkün olduğunca hafif olmalı ve çocuğun vücut ölçülerine uygun seçilmelidir. ‘Büyüyünce de kullanır’ düşüncesiyle çocuğun gövdesine göre çok büyük bir çanta almak doğru bir yaklaşım değildir.
İki omuz askısı bulunan sırt çantaları tercih edilmeli; askılar geniş, mümkünse destekli ve ayarlanabilir olmalıdır. Çanta her iki omuza takılmalı ve sırta mümkün olduğunca yakın durmalıdır. Çantanın alt kısmının bel seviyesinin çok aşağısına sarkmaması önemlidir. Göğüs veya bel kemeri bulunan modeller, özellikle yükün fazla olduğu durumlarda çantanın vücuda daha yakın ve dengeli taşınmasına yardımcı olabilir.”
Ağır Eşyalar Sırta Yakın Yerleştirilmeli
Çantanın yalnızca dış görünüşünün değil, iç düzeninin de önemli olduğunu ifade eden Uçgun, ağır kitap ve materyallerin sırta yakın bölmelere yerleştirilmesini önerdi:
“Ağır kitap ve materyaller sırta yakın bölmelere, daha hafif eşyalar ise dış bölmelere yerleştirilebilir. Böylece yükün vücuttan uzaklaşarak çocuğu geriye doğru çekmesi azaltılabilir. Aileler çantayı zaman zaman tartmalıdır. Literatürde çanta ağırlığının çocuğun vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 10’u civarında tutulması, sık kullanılan pratik bir referanstır. Ancak bu oran kesin bir “güvenli-güvensiz” sınırı olarak değerlendirilmemesi gerekir. Çocuğun çantayı taşırken zorlanması, ağrı hissetmesi veya duruşunu belirgin biçimde değiştirmesi rakamlardan daha önemli uyarı işaretleridir. Çocuğun verdiği fiziksel sinyallerin dikkate alınması çok önemlidir.
Okula Yürüyen Çocuklarda Taşıma Süresi de Önemli
Yalnızca çantanın ağırlığına bakılmaması, burada yalnızca ‘Çanta kaç kilogram?’ sorusuna değil, ‘Çocuk bu çantayı ne kadar süre taşıyor?’ sorusuna da bakmamız gerekiyor. Servisle okula gidip çantasını birkaç dakika taşıyan bir çocukla aynı ağırlıktaki çantayı 20-30 dakika yürüyerek taşıyan çocuğun maruz kaldığı yük aynı değildir.
Taşıma süresi uzadıkça kasların çalışma süresi ve yorgunluğu artabilmektedir. Çocuğun çantayı taşırken sürekli öne doğru eğilmesi, omuz askılarını eliyle destekleme ihtiyacı hissetmesi, sık sık çantayı çıkarıp dinlenmesi veya boyun, omuz ve sırt ağrısından yakınmasının yükün çocuk için fazla olduğuna işaret edebilir.
‘Ağır Çanta Taşıyor’ Diye Çocuk Yürümekten Uzaklaştırılmamalı
Çanta ağırlığının, çocukların günlük fiziksel aktivitesinin önüne geçmemesi gerekmektedir. Ağır çanta taşıyan çocukların okula yürümekten uzaklaştırılması, doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Buradan ‘Çocuk ağır çanta taşıyor, o halde okula yürümemeli’ sonucu da çıkarılmamalıdır. Tam tersine, yürüyüş çocuklar için son derece değerli bir fiziksel aktivitedir. Çözüm yürüyüşü azaltmak değil; gereksiz yükü azaltmak ve çantayı çocuğa uygun hale getirmektir.
Okullar da çocukların taşıdığı yükün azaltılmasında önemli bir rol üstlenmelidir. Her gün bütün kitapların taşınmasını gerektirmeyen ders programları, okulda kullanılabilecek dolaplar ve dijital materyallerin doğru kullanımının günlük çanta yükünü azaltabilir.
Çocukların Sağlıklı Gelişimi İçin Hareket Şart
Sağlıklı bir kas-iskelet sistemi için yalnızca okul çantasına odaklanmanın yeterli olmadığını belirten Uçgun, çocuğun gün içerisindeki toplam hareketliliğinin önemine dikkat çekti.
“Çocukların koşmasına, zıplamasına, tırmanmasına, bisiklete binmesine, oyun oynamasına ve farklı sporları deneyimlemesine fırsat verilmelidir. Çocukluk dönemindeki hareket yalnızca kasları değil, kemik yapısını, denge ve koordinasyonu, kalp-akciğer kapasitesini ve motor becerileri de geliştirir.”
Sağlıklı Bir Omurga İçin En İyi Yatırım; Hareketli Bir Çocukluk Dönemi
Doç. Dr. Hikmet Uçgun, ailelere yönelik mesajını şu sözlerle özetledi:
“Hafif, çocuğun boyutlarına uygun ve iki omuzda taşınan bir çanta tercih edin; içine gerçekten o gün ihtiyaç duyulanları koyun ve çocuğunuzu hareket etmekten korumayın, hareket etmesi için fırsat yaratın. Sağlıklı bir omurga için en iyi yatırım yalnızca doğru çantayı almak değil; hareketli bir çocukluk oluşturmaktır.”




