Menü

Prof. Dr. Şenay Yalçın: “Türkiye’nin Müzakere Gücü Artıyor”

7 Eylül 2026

Atlas Üniversitesi Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Şenay Yalçın, Z Raporu dergisine verdiği özel röportajda Türkiye ile Irak arasında imzalanan yeni petrol anlaşmasının önemini değerlendirdi.

Türkiye -Irak Petrol anlaşmasının önemi:

“Türkiye ile Irak arasında imzalanan yeni enerji ve boru hattı mutabakatları, ikili ilişkilerde kronikleşmiş pürüzleri aşmanın ötesinde, küresel enerji jeopolitiğini kökten değiştiren stratejik önemli bir stratejik kazanımdır.

Canlı örnek olarak, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan bölgesel krizler ve Basra Körfezi’nde günlük yaklaşık 20 milyon varil petrolün sıkışma riskiyle karşı karşıya kalması, küresel piyasalarda güvenli karasal güzergahlara olan ihtiyacı artırmıştır. Bu kritik konjonktürde, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı’nın günlük 750 bin varillik kapasite güvencesiyle yeniden aktifleşmesi ve Ceyhan üzerinden günlük 1 milyon varil sevkiyatın hedeflenmesi, küresel arz güvenliği adına hayati öneme sahiptir.

Türkiye, Silopi’den Ceyhan’a uzanan 1,5 milyon varil toplam kapasiteli çift hat altyapısıyla, Basra Körfezi’ndeki olası tıkanmalara karşı dünya pazarlarına en rasyonel kaçış koridorunu sunmaktadır. Bu durum, Türkiye’nin sadece fiziksel bir geçiş yolu değil, Doğu ile Batı arasında fiyatlandırma ve ticaretin yönetildiği küresel bir enerji merkezi (hub) olma stratejik hedefini doğrudan perçinlemektedir.

Bu iş birliğinin iş dünyası ve enerji diplomasisi açısından en radikal boyutu ise Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Kerkük sahasını işleten konsorsiyumdan yüzde 15 hisse alarak üretici kimliği kazanmasıdır.

Yaklaşık 20 milyar varil petrol eş değeri potansiyeline sahip bu devasa havzada söz sahibi olmak, Türkiye’yi salt bir transit ülke konumundan çıkarıp doğrudan kaynağın küresel aktörlerinden biri haline getirmektedir.

Üstelik bu hamle, Irak’ın güneyindeki Basra üretimini kuzeye bağlayacak altyapı projeleri ve Kalkınma Yolu entegrasyonuyla birleştiğinde, Türkiye’nin farklı kaynaklardan gelen (Hazar, Orta Doğu, Akdeniz) hidrokarbon hatlarını tek bir merkezde harmanlama vizyonunu taçlandırmaktadır.

Öte yandan Türkiye’nin günlük yaklaşık 1,1 milyon varil olan yerel tüketim ihtiyacının bir kısmını komşu coğrafyadan güvence altına alması iş dünyasına öngörülebilir maliyet avantajı sağlarken; akademi dünyasına da bölgesel enerji denkleminde “taşıyıcıdan küresel oyun kurucuya” dönüşümün en somut modelini sunmaktadır.”

İlginizi Çekebilecek Kayıtlar:

4 Eylül 2026

10/09/2026 14:00