Kadın Sağlığında Sürdürülebilir Yaklaşımlar ve Yenilikçi Çözümler
İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü ve Kadın Sağlığı Hemşireliği Derneği iş birliğiyle düzenlenen III. Uluslararası ve IV. Ulusal Kadın Sağlığı Hemşireliği Kongresi, 1-3 Mayıs 2025 tarihlerinde Atlas Vadi Kampüs’te başarıyla gerçekleşti.
Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan SDG 5: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve SDG 3: Sağlık ve Kaliteli Yaşam hedeflerini odağına alan bu kongre, tıp, hemşirelik, ebelik ve multidisipliner sağlık bilimleri alanındaki ulusal ve uluslararası araştırmacı ve akademisyenleri bir araya getirdi.
Üç gün boyunca süren organizasyon, kadın sağlığının korunması, geliştirilmesi ve sağlık hizmetlerine erişimde eşitliğin sağlanması yönünde kritik tartışmalara ve bilimsel paylaşımlara ev sahipliği yaptı. Kongrenin ilk gününde, kadın sağlığı hemşireliğinin gelişimine doğrudan katkı sunan ve mesleki yetkinlikleri artıran uygulamalı kurslar gerçekleştirildi. Takip eden iki gün boyunca ise alanında yetkin uluslararası ve ulusal konuşmacıların katılımıyla kadın sağlığı ve bakımındaki güncel gelişmeler, yenilikçi yaklaşımlar ile hak temelli sağlık politikaları kapsamlı bir şekilde ele alındı. Katılımcıların bildiri ve poster sunumlarıyla değer kattığı oturumlarda, kadın sağlığını geliştirmeye yönelik en güncel araştırmalar ve saha deneyimleri paylaşıldı.
Kadın Eşitliği ve Bütüncül Sağlık Hakkı
Kadın sağlığı, yalnızca biyolojik bir olgu olmanın ötesinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin, insan haklarının ve sürdürülebilir kalkınmanın temel taşlarından biridir. Bu vizyon doğrultusunda gerçekleştirilen kongre, kadınların nitelikli ve eşit sağlık hizmetine erişimini destekleyen bilimsel alt yapıyı güçlendirmeyi hedefledi.
Üniversitemiz Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi öncülüğünde toplumsal farkındalığı artırmak, hak temelli eşitliği savunmak ve adil bir gelecek inşa etmek amacıyla 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” dolayısıyla “Görsel Medyada Kadın” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirilmiştir. 26 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen bu etkinlikte kadının medyada temsili, hak temelli söylem üzerine farklı bakış açıları paylaşılmıştır.
Kadınların eğitime, bilime, yönetime ve yenilikçiliğe eşit katılımını sağlamak, üniversitemizin sürdürülebilir kalkınma vizyonunun temelini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda toplumsal cinsiyet eşitliğini akademik ve entelektüel araştırmaların da merkezine entegre etmektedir. Dilin ve söylemin eşitlikçi bir toplum inşasındaki rolünü masaya yatırmak amacıyla İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültemiz tarafından 9 Nisan 2025 tarihinde “Toplumsal Cinsiyet ve Çeviri” başlıklı disiplinler arası bir akademik seminer düzenlenmiştir.
Prof. Dr. Alev Bulut’un davetli konuşmacı olarak katıldığı bu bilimsel oturumda çeviri süreçlerinde toplumsal cinsiyet dinamiklerinin rolü, feminist çeviri kuramlarının tarihsel gelişimi ve günümüz çeviri pratikleri üzerindeki dönüştürücü etkileri derinlemesine ele alınmıştır. Söylem boyutunda eril anlatıların çözümlenmesi, cinsiyetçi dil kalıplarının kapsayıcı bir dille yeniden yapılandırılması ve adil bir iletişim ekosistemi için “feminist çeviri etiğinin” oluşturulması gibi sürdürülebilir sosyal kalkınmayı doğrudan ilgilendiren kritik başlıklar analiz edilmiştir.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen “Dünya Kadınlar Günü Paneli: Liderlik, Yönetim ve İş Dünyasında Kadın” etkinliği, 6 Mart 2026 tarihinde Dr. Ralph A. DeFronzo Oditoryumu’nda yoğun katılım ve ilgiyle gerçekleştirildi. Kadınların karar alma mekanizmalarındaki rolü, iş hayatındaki temsil oranları ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin kurumlar üzerindeki etkilerinin ele alındığı panel, iş ve akademi dünyasından çok sayıda dinleyiciyi bir araya getirdi.
Toplumsal kalkınma ile doğrudan ilintili olan kapsayıcılık ilkesinin vurgulandığı panelde, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılmasında kadın liderliğinin belirleyici bir unsur olduğu ifade edildi. İş dünyasında kadın istihdamının artırılması ve yönetimde eşit temsil sağlanmasının, yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, aynı zamanda ekonomik ve kurumsal sürdürülebilirliğin de vazgeçilmez bir parçası olduğu belirtildi.
Üniversitemizde öğrencilerimizin %62’sini oluşturan 6.722 öğrenci, 251 kadın akademisyen ve 121 kadın idari çalışanımız ile aynı hedefe doğru yan yana, omuz omuza ilerliyoruz. Farklı hikâyelerden geliyoruz; ancak aynı azmi, aynı umudu ve aynı gücü paylaşıyoruz.
Kadın Sağlığında Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme Sempozyumu
İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü, “2025 Aile Yılı” kapsamında Kağıthane İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle toplumsal fayda ve sürdürülebilir sağlık bilinci odaklı projelere imza attı. Bu iş birliği, kadınların koruyucu sağlık konusunda bilinçlendirilmesiyle sağlıklı bireylerden oluşan dirençli bir toplum yapısını desteklerken, ebelik bölümü öğrencilerinin sahada toplumsal sorumluluk üstlenerek mesleki yetkinliklerini geliştirmelerine olanak tanıyor. Katılımcılardan gelen yüksek memnuniyet ve devam talebi doğrultusunda; çocuk sağlığı, beslenme ve aile içi iletişim gibi farklı alanları da kapsayan, kurumlar arası uzun vadeli ve genişletilebilir bir eğitim modeli hedefleniyor.
Prof. Dr. Anayit Margirit Coşkun liderliğinde yürütülen 6 haftalık “Kadın Sağlığı” eğitim programı kapsamında; beden bilinci, kişisel hijyen, tarama testleri ve doğurganlık farkındalığı gibi kritik konularda kadın kursiyerlere rehberlik edildi.
Kadın sağlığı, dijital dönüşüm ve toplumsal eşitlik ilişkisi, düzenlenecek kapsamlı bir sempozyumla çok disiplinli bir şekilde ele alınıyor. “Kadın Sağlığında Sürdürülebilirlik” ana temasıyla gerçekleşecek etkinlikte; teknolojik, toplumsal ve ekolojik dönüşümlerden uluslararası hukuk normlarına kadar birçok kritik konu başlığı uzmanlar tarafından tartışılacak.
Kadın Hakları ve Avrupa Dijital Sağlık Uygulamaları
Sempozyumun öne çıkan oturumlarında, kadın sağlığının geleceğini şekillendiren teknolojiler ve dijital sağlık uygulamaları küresel bir perspektifle değerlendirilecek. Avrupa’daki dijital sağlık ekosisteminin yanı sıra Almanya örneği üzerinden kadınların çalışma hayatındaki hakları ve pozitif ayrımcılık politikaları mercek altına alınacak. Etkinlik, kadınların iş gücündeki yerini ve hak temelli yaklaşımı sürdürülebilirlik vizyonuyla bir araya getirmeyi hedefliyor.

